Ne hikmetse, örtülü ödenek deyince kimsenin aklına Necip Fazıl Kısakürek'ten başkası gelmiyor.Sosyal medyada öyle bir karalama timi var ki adamlar işi gücü bırakmış adeta Necip Fazıl'dan intikam alma krizine girmişler. Sanırsın örtülü ödenek sistemi sadece Necip Fazıl için kurulmuş. Diğerleri? Ey diğerlerinin kıymetiharbiyesi yoktur, değmez(!)
27 Mayıs yönetimi, Başbakan Adnan Menderes ve Başbakanlık Müsteşarı Ahmet Salih Korur başta olmak üzere, Demokrat Parti yöneticileri hakkında dava açtı. İşin tuhaf yanı, Menderes ve Demokrat Partililer örtülü ödeneğin bir de kaydını tutmuşlar, 27 Mayıs sonrasında mahkeme heyetine adeta delil hazırlamışlar. Oysa örtülü ödeneğin kayıt altına alınması zorunlu değildir.
Örtülü ödenekten sorumlu olan isim Başbakanlık Müsteşarı üstad-ı azam derecesine yükselmiş mason Ahmet Salih Korur.
Mason locasına başkanlık eden Korur'un şahsi harcamaları da bu davayla ortaya çıkmıştır:
▪︎24.07.1955 Kızı Bengü Korur'a 500 lira
▪︎20.11.1956 Kızı Bengü'nün 3 aylık ihtiyacı için 250 Lira
▪︎28.05.1957 Ankara Golf Kulübü Aidatı 100 Lira
▪︎07.09.1956 Nezihe Korur'a 1.000 Lira
....
.
Necip Fazıl Kısakürek'ten başka "derdi olmayıp", yatıp kalkıp ikide bir olanı-olmayanı yazmayı şiar edinenlerin asıl sıkıntısı Necip Fazıl’ın nesiller üzerindeki tesirini bitirmek için itibarsızlaştırmaktır.
Üzerinde çalıştıkları malzemelerden birisi de örtülü ödenekten para almasıdır. Kanunla meşrulaştırılan bu uygulamanın bu ülkeye zerre kadar faydası olmayan çok daha fazla kişilere verildiğinden hiç söz etmezler. Çünkü onlar, nesillerin "maya tutması için otuz küsur yıl, devrimbaz kodomanların viski çektiği kamıştan borularla ciğerine kalemime kan çekenlerden" değildir.
Oysa örtülü ödenekten; Ayhan Aydan ve ünlü besteci Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Hasan Ferit Alnar hemen her yıl örtülü ödenekten yüklü miktarlarda para alıyordu. Hatta babası Ragip Bey bile bu furyadan nasibini almıştır.
Örneğin, her yıl örtülü ödenekten para alanlardan Tan gazetesinin ortağı gazeteci Halil Lütfü Dördüncü sadece 1953 yılında 5865 lira almıştı.
Bedii Faik, Şevki Yazman da "örtülü"nün müdavimleriydi. Sair Enis Behiç Koryürek ve Fahriye Abla şiirinin unutulmaz şairi Ahmet Muhip Duranas da örtülü ödenekten para alan edebiyatçılardandı:
▪︎1952 Tarık Zafer Tunaya'ya Siyasi Partiler kitabı için 1.530.-
▪︎Endüstri Dergisine 1.500.-
▪︎Maden Tasarruf Sandıkları Kitabına 90.-
▪︎İktisat Ticaret Ansiklopedisi 697.-
▪︎Ali Fuat Paşa'ya Milli Mücadele Kitabı için 1.500.-
▪︎İzmir Anadolu Gazetesi 2.000.
▪︎İstanbul Gazeteciler Sendikası 1.000.-
▪︎İstanbul Basın Teknisyenleri Sendikası 500.-
▪︎Türk Ansiklopedisi 3.000.-
▪︎Havacılık ve Turizm Mecmuası 250.-
▪︎Sadi Gün (Kitabı İçin) 150.-
▪︎Kenan Akyüz Batı Edebiyatı için 500
▪︎Ankara Gazeteciler Cemiyeti (Mevlana Kitabı) 300
▪︎Türkiye Ansiklopedisi İçin 5.000.-
Sadece birkaçına burada yer verildi...
....
Sanat, üretilmesi zor, üstelik pahalı, ama geliri az bir etkinlik. O nedenle devletçe desteklenir. Burada önemli olan patronaj ilişkisinin, sanatın doğasına ve ahlâkına uygun biçimde cereyan etmesidir. Yani patron, sanatçının kalemini satın almaya çalışıyor mu, sanatçıya baskı yapıyor mu sanatçı da vicdanını kiraya veriyor mu? Ona bakmak lazım. Çünkü sanat ‘sivil’ bir etkinliktir.
Tanzimat’tan, bu yana iktidarların, güçlerini pekiştirmek için sanatı/sanatçıyı yönlendirdikleri, siparişle eser yazdırdıkları ya da muhalif sanatı susturmaya çalıştıkları, bazı sanatçıların para uğruna fikir ve inançlarını değiştirdikleri, sipariş yoluyla eser yazdıkları görülmüştür. II. Dünya Savaşı yıllarında araya uluslararası patronların girdiği, kimi kalemlerin Almanlarca, kimilerininse Ruslarca beslendiği malûmdur.
Necip Fazıl Kısakürek kitaplarında (Benim Gözümde Menderes, Cinnet Mustatili, Bâbıâli) Menderes’ten aldığı yardımın miktarına kadar ve kendi zaaflarını açıkça yazacak kadar açıktır.
Yassıada Mahkemesi’nde Salim Başol'un:
“Örtülü ödenekten size muazzam yardım yapılmış. Gerçi ceste ceste almıştınız, fakat yekûn olarak muazzam. Nasıl oldu, hangi sebeple hizmete mukabil aldınız? Sorusuna karşılık Necip Fazıl Kısakürek:
"Evet, ben örtülü ödenekten para aldım, ne aldığımdan ziyade neden, ne yüzden aldığım mühimdir. Ben örtülü ödenekten methiyeci, kasideci, eski Roma cenazelerinde sahte ağlayıcılar gibi vicdan kiracısı olarak para almadım ve bunlardan hiçbirisini yapmadım. 1943’ten 1960’a kadar taştan taşa vurulan, zindandan zindana süründürülen mukaddesatçı, milliyetçi, Anadolucu, ahlâkçı bir idealin himayesi yolunda para aldım...” Demiştir. (Emine Gürsoy Naskali, Örtülü Ödenek Davası Yassıada Zabıtları (2005: 105)
Murat Belge'nin babası gazeteci Burhan Asaf Belge, adeta aylığa bağlanmıştı. 1953 yılında Burhan Asaf Belge'ye önce iki kere 350 liralık ödeme yapılmış ve "Burhan Belge'ye altı aylık ev kirası." diye düşülmüştü.
▪︎ "Kenan Akmanlar'a İran seyahati için 1000 lira."
Kenan Akmanlar, Adnan Menderes'in halasının oğlu, Akmanlar'ın eşi Lütfiye Hanım da Prof. Dr. Emre Kongar'ın halası.
▪︎Selim Ragıp Emeç ve Mithat Perin biner lira.
Mithat Perin ünlü İstanbul Ekspres gazetesinin sahibiydi. Bu, 6-7 Eylül olaylarını başlatan "Atatürk'ün evine bomba atıldı." haberini yapan gazeteci. Selim Ragıp Emeç hem Demokrat Parti'nin kurucularından hem de Son Posta gazetesinin sahibi ve genel yayın yönetmeniydi. Aydın Emeç, Hürriyet'in eski genel yayın yönetmeni olan Çetin Emeç'in de babasıydı.
Ahmet Emin Yalman da her ay örtülü ödenekten para aldı. 1953 yılında ünlü İran seyahati için ona da bin lira verildi.
Asıl ilginç isim Cumhuriyet gazetesinin sahibi Nadir Nadi'ydi.
Yazar Tayfun Er "Yalıdakiler" adlı kitabında Nadir Nadi'nin örtülü ödenekten nasıl para aldığını anlatır. Rasih Nuri İleri yazdığı kitapta "Örtülü Ödenek"te usulsüz para alanların listesi verir.
Asıl kitabın ilginç tarafı; arka kapakta Cumhuriyet yazarı Uğur Mumcu'nun yazdığı yazıdır:
"Kitapta yer alan örtülü ödenek davası' kararına göre Adnan Menderes çocuklarının okul taksitlerinden 'Müslüman başbakan' olarak Eyüp Sultan'da kestirdiği kurbanlara kadar birçok kişisel harcamaları örtülü ödenekten yapmaktadır. Örtülü ödenek 'besleme basın' yaratma amacıyla da kullanılmaktadır."
Oysa Uğur Mumcu'nun çalıstığı gazetenin sahibi Nadir Nadi de örtülü ödenekten para alan gazetecilerden biriydi.
Fazlı Balcı